30 Temmuz 2011 Cumartesi

Güzel Günler

Argus Medeniyeti için her şey yolunda gidiyordu. Okullar beklenen etkiyi göstermişti. Hatta beklenenden fazlasını sağlamıştı. Okulda garip bir öğrenci vardı. Adı Kulli idi. Garip bir şekilde savaş bilimlerine eğilimliydi. Legos onun askerler için iyi bir eğitimci olacağını düşündü. Hatta bu nedenle onunla düello bile yaptı, ve Kulli’nin iyi bir asker eğitimcisi olacağına karar verdi. Aynı zamanda Polinus ile görüştü. Polinus iyi bir okçu olmasına rağmen iyi bir yakın dövüşçü değildi. Bu nedenle orduda menzilli askerlere ihtiyaç vardı.

Ertesi sabah bir grup ormancı çıkageldi ormandan aniden. Bir türkü söylüyorlardı.

“Hey de hey ormancıyız biz
Hey de hey ağaçları severiz
Hey de hey ama keseriz aynı zamanda
Hey de hey ormancıyız biz”

Tam anlamıyla berbat bir türküydü ama yine de insanları neşelendirdi. Ormancılar oranın yerlileriydi. Legos ile konuştular. Onlarla anlaşmak zordu ama Legos’a ormanlar ve ormancılık hakkında çok önemli fikirler verdiler. O arada iki heyet geldi. Biri Tatar Medeniyeti’nden biri de Ilyth medeniyetindendi. Legos’a önemli fikirler getirmişlerdi. Birlikte Legos’un evine geçtiler.

Ücretsiz Ormancılık (Özel Olaylar)
Tatar Medeniyeti ile Barış Antlaşması
Tatar Medeniyeti ile Ticaret Antlaşması +1 Üretim -1 Gelişim
Ilyth Medeniyeti ile Barış Antlaşması
(EĞ) - Eğitimci - Üretilen Asker Sayısı +%30 Kulli

Not : Çok özür dilerim bu hafta çok doluydum, gelecek hafta da yokum zaten. Oyununuzu biraz bozuyorum ama mazur görün. Hepinize iyi oyunlar.

17 Temmuz 2011 Pazar

Eski Dostlar

Legos uzakları gözlüyordu. Ölü Krallıklar’ı nasıl yok edeceği hakkında hala bir fikri yoktu.Ve ne zaman olacağına dair de bir bilgisi yoktu. Aslında Legos’un bildiği hiçbir şey yoktu. Sadece kendini o bilmediği zamana hazırlıyordu. Bunun için de dur durak bilmeden çalışıyordu. Legos eski bir dostu olan Polinus’un sağ olduğunu öğrendi ve onu yanına çağırdı.

Polinus ve Legos kuzendirler. Ama kuzenden çok kardeştirler. Birbirlerini hep kolladılar. Gemilerle bu diyarlara gelirken, Polinus Legos’un hayatını kurtarmıştı lakin, o andan sonra Legos onu bir daha bulamamıştı. Bunun için büyük üzüntü duyuyordu ama artık onu bulmuştu. Ve ona önemli bir görev verecekti.Arkaya baktığında onu gördü. Uzun siyah saçları, kara gözleri kaşlarıyla etkileyici bir yüzü vardı. Uzun ve narin bedeni oldukça atletik olduğunu gösteriyordu. Legos onu görür görmez gülümsedi.

 Sarıldılar, yokluklarında olanları konuştular. Geminin direği düşerken Polinus Legos’u itip hayatını kurtarmıştı. Ve Legos o andan itibaren onu hiç görmemişti. Polinus onu ittikten sonrasını hatırlamıyordu. Sadece gözlerini başka bir gemide açmıştı. Ama hareket edemiyordu. Kara’ya varana kadar hep yattı. Legos’un onu bulamamasının sebebi ise arama emri verdiği kişilerin son gemiyi atlamış olmalarıydı.

Polinus Legos’un gördüğü en yetenekli okçuydu. Bu yüzden ona ihtiyacı vardı. Ölü Krallıklarla savaşacaksa, yanında bulunacak ilk askerin Polinus olmasını isterdi. Polinus’u kim istemezdi ki. Polinus savaşta Legos’un en önemli kozlarından biri olacaktı. Bunları Polinus’la konuştuktan sonra onu akşam yemeğine davet etti.

Akşam yemeğinde Polinus ile ülkenin gidişatı hakkında konuştular. Polinus’a göre eğer ülke gelişecekse bu eğitimle olacak. Bu yüzden okulların inşasını önerdi. Legos’a bu öneri oldukça mantıklı gözüktü. Ama savaşı askerler kazanacaktı öğrenciler değil bu nedenle asker üretimine başlandı. Aynı zamanda askerler için bir tane de demirci yapılmasına karar verdi. Başka konulardanda konuştular . Ve Legos yalnız kaldı.

Ülke giderek daha iyiye gidiyordu. Her şey yavaş yavaş yerine oturuyordu. Legos kendini yorgun hissediyordu. Ama duramazdı. Argus için duramazdı. Kötülüğü yok etmek için duramazdı. Legos duramazdı. Ve durmayacaktı.

-Lider Üretimi : Okçu (Polinus)
-Demir İşçiliği: 2 Üretim, 2 Askeri Puan
-Okullar: 3 Üretim, 3 Askeri Puan
-Kaynak Keşfi: 2 Üretim ve 1 Gelişim puanı harcanmalıdır.
-Üretim: 3 Savaşçı : 3 Askeri Puan

Sonsuzluğun Başlangıcı

“Efendim, beklediğiniz gönüllüler geldi.”

Legos başını kaldırdı. Adama gitmesini işaret edip gelenleri bekledi. Gelenlerin hepsini tek tek süzdü. Hepsi kendinden emin güçlü kuvvetli kişilerdi.

“Evet beyler, geldiğiniz için teşekkür ederim. Cesaret isteyen bir görev için buradasanız. Kehanetlerde bahsedilen düşmanımızın batıda olduğunu gösteren bazı rüyalar gördüm, bu bize tanrının bir oyunu veya öylesine gördüğüm bir şeyde olabilir. Ama denemeye değer görüyorum. Sizden istediğim topraklarımızın batısını gezip yeni yerleri görüp rapor etmeniz. Bunu halkımız için yapın. Hepinize bol şans.”

Adamlar dışarı çıktıktan sonra dün yolladığı kaşif grubu aklına geldi. Halkının ihtiyaç duyduğu şeyler vardı. Bunları sağlamak için de kaynaklara ihtiyacı vardı. Bu nedenle başka bir grubu da kaynak keşfi için görevlendirmişti.

Dağlarda bulunduğu için madencilik akla en yatkın olanıydı. Eski yaşantasındada halkı madencilikle geçinirdi. Kararını vermişti, ülkenin başlıca ekonomi kaynağı madencilik olacaktı. Yapacak çok iş vardı. Ve nedense zamanının az olduğunu hissediyordu.

Halkının ileri gelenleriyle bir görüşme yapacaktı daha. Eski kimliklerini bıraktıkları için, yeni medeniyetinde her şeyi baştan yerine oturtmak gerekiyordu.

Legos’un yapacak çok işi vardı, ve nedense zamanının çok az olduğunu hissediyordu.

-Madencilik: 2 Üretim, 1 Gelişim Puanı
-İdea: 1 Üretim, 1 Gelişim Puanı
-Kaynak Keşfi: 2 Üretim ve 1 Gelişim puanı
-Dünya Keşfi Batı:  2 Gelişim Puanı